Uranyen Astroloji

İçini gören, dışına hükmedebilir. Kendiyle yüzleşen biri için hayatta korkulacak hiç bir şey olmaz…

Adına Uranyen denmesinin nedeni; Astroloji’ye sıra dışı bir ivme kazandırması ve Uranüs’ün doğasından aslında. Nasıl Uranüs farklılık ve sıra dışılığı anlatırsa, Uranyen de, bu farklılığı taşıyor Astroloji’ye. Astroloji Tıp gibidir. Sürekli okuyup araştırmayı ve kendini yenilemeyi gerektirir. Nasıl ki Tıp sektöründe her an yeni bir tedavi ve ilaç şekli ortaya çıkıyorsa, Astroloji’de de yeni bir planet ve bakış açısıyla konu farklı bir boyut kazanıyor. Ve bir Astrolog’un da sürekli tıpkı bir Doktor gibi kendini yenilemesi gerekiyor. Uranyen Astroloji’yi damar cerrahiye benzetebiliriz. Daha derin, hassas ve en kuytuları hızlı ve farklı bir bakış açısıyla yorumlama sanatı aslında.

Bir çoğunuz doğum haritasını bilirsiniz. 360 derecelik bir dairesel döngünün içinde 12 eşit parçaya ayrılmış gezegenlerin görünümüdür bu kısaca. Ve bu bizim doğum haritamızdır. Bu Klasik Astroloji’nin çektiği resimdir. Uranyen Astroloji  bu geniş ve yayvan haritayı alır, 4’e katlar ve 90 derecelik bir alana tüm gezegenleri sıkıştırır. Yani “ dar alanda kısa paslaşmalar” da diyebiliriz aslında. Dolayısı ile yapılan yorumlar ve tabii bakış açıları da değişir. Örneğin; 360’lık bir haritada karşıt gördüğünüz bir açı, Uranyen de kavuşumdur.  Yanı sıra, daha çok derinlik ve mikro bir analiz yapılır. Örneğin Klasik Astroloji’de saatler ayırarak yaptığınız bir danışmanlıkta, Uranyen Astroloji’de dakikalarla daha derin bilgilere ulaşabilirsiniz.

Çok önemli bir nokta var ki; Uranyen Klasik Astroloji’yi reddetmez. Aksine Uranyen Astrolog olabilmek için, Klasik Astroloji bilginizin sağlam olması esastır.  Dolayısı ile Uranyen prensipte yapılan yorumlar Klasik Astroloji ile birlikte  daha zengin ve detaylı kıvama ulaşır.

Bir diğer husus; Klasik Astroloji’de yeryüzünden gökyüzüne baktığımızda bir gezegenin durağanlaşmasını “ Retro “ olarak algılarız. Aslında o gezegen geri gitmez sadece enerjisi durağanlaşır ve aşağıdan yukarı baktığımızda gidiyormuş gibi gelir bizlere. Uranyen Astroloji’de artık bizler, gökyüzünden yeryüzüne bakarak bir değerlendirme yaptığımızdan dolayısı ile hiçbir gezegenin durağanlaşmasını görmeyiz ve algılamayız. İşte bu yüzden Retro enerjisi Uranyen’de yoktur.

Uranyen Astroloji’de  8 tane önemli Transneptünyen vardır.  Transneptünyenler; gökyüzünde aslında var olmayan, ancak varsayımsal olarak kabul edilen objelerdir. Kısaca; 1. Dünya Savaşı sırasında; Plüton’un keşfinden önce, Alman Hamburg Okulu kurucusu Alfred Witte henüz keşfedilmemiş gezegenler olduğu tezini ortaya atmıştır. Ve bunlara “ Neptün ötesi objeler” adını vermiştir.

Bu TransNeptünyen’ler, bizim ruhsal eğilimlerimizi ifade ederler. Başka bir deyişle, dürtülerimizdir. Haritalarımızda yerleşmiş burç ve gezegen kombinasyonlarına ilave bu 8 hipotetik nokta, kişinin kendisini nasıl bir doğayla yansıttığını daha iyi anlamamızı sağlar. Gezegenlerin manyetik etkilerini ruhumuza nasıl aldığımız ve bunu dışarıya nasıl aktardığımız gibi. Belki bizim bile fark etmediğimiz yanlarımızın asıl nedeni ya da bildiğimiz ama çok da üstünde durmadığımız ve yok saydığımız taraflarımız. Ve işin güzel yanı, bu Tarnsneptünyenler’i haritalarımızda analiz ettiğimizde burada bizi aşağı çeken ruhsal eğilimlerimizi, dönüştürmemiz gereken yönlerimizi, öne çıkarmamız ve sevmemiz gereken taraflarımızı gayet net görür, anlar ve enerjiyi pozitif hale çevirebiliriz. Aslında gökyüzünde kötücül bir etki olmadığını, tüm transitlerin sadece enerji prensibinde çalıştığını ve bir oluşu anlattığını, bu 8 hipotetik noktanın haritalarımızdaki burç ve gezegenlerle olan bağlantısından dolayı bizim hayatımızda aldığımız etkiyi kötü ya da iyi tepkiyle yaşadığımızı da anlarız. Bakın burası çok önemli dikkat edin. Dışarıda size ne  yapmanızı söyleyen bir enerji yok. Sadece bir oluş var. Ve siz o oluşu yani enerjiyi bu Transneptünyenlerin haritalarınızdaki dokunuşuyla sizin tabirinizle ( + /  – ) hale getirerek kararlar alıyor ve eylemler yapıyorsunuz.

 

TRANSNEPTÜNYENLER

CUBİDO : Jüpiter ve Venüs’ün kavuşumu da diyebiliriz. Cubido, bir jenerasyonun Jüpiter / Venüs temasını anlatır. Terazi burcunun doğasına uygundur. Neptün ötesi objelerin en hızlısıdır. Anlattıkları : birliktelikler, aile, topluma uyum sağlama, evlilik, ilişkiler, sanat, profesyonel eğilimlerimiz, sosyalleşme, parayı nasıl kazandığımız, bağlılık ve bağımlılıklarımız. Evliliklerde ve ilişkilerde bakılması gereken ilk noktadır. Yunan Mitolojisindeki Eros, Roma Mitolojisinde Cubido adını alır.

HADES : Mitoloji’de yer altı tanrısıdır o. Uranyen’de ki 3 büyüklerden biridir. Bunlardan ilki Zeus gökyüzünün, Poseidon denizlerin ve  Hades ise yeraltının hakimidir. Hades’in kelime anlamı “ görünmez “ dir. Ancak etkisi gayet hissedilir olur yaşamlarımızda. Ölümlerle ve büyük dönüşümlerle ilişkilidir. Genellikle yer altı Tanrısı olduğundan insanlar tarafından olumsuzluklarla anılsa da, aslında görevi, bizi büyük üzüntü ve kederlerle yüzleştirip onları temizlememizdir. Yani şifalandırmaya hizmet eder.

ZEUS : Roma Mitolojisi’nde  Jüpiter, Yunan Mitolojisi’n de Zeus olur. Tanrılar Tanrısıdır o. Uranyen Astroloji’de ki Zeus, içimizdeki yaratıcıdır. Bizim onun bir parçası olduğumuzu ve yaratıcı gücü elimizde bulundurduğumuzu gayet net anlatır. Bu bizim bireysel gücümüzdür. Zeus’un üstünde sadece yüksek irade bulunur. Haritalarımızda Zeus’un bağlantıları kişinin kendi hayatında ne kadar söz sahibi olduğunu, ya da yaratıcı gücünü nerelerde kullandığını ve ne şekilde fayda sağladığını gösterir. Üremek, döllemek ve yaratım Zeus’un işidir.

KRONOS : Roma Mitolojisi’nde Satürn, Yunan Mitolojisi’nde Kronos’tur. Kelime karşılığı “ zaman” dır. İçimizdeki yüksek potansiyeli anlatır. Her şeyin en üst seviyesidir. Ortalamadan daha yüksek ya da ustalık makamı da diyebiliriz. Her şeyi muhafaza etmek, korumakla ilişkilidir. Zamanı ve sabrı da gösterir. Haritalarda Hades ve Kronos’un ilişkisi önemlidir. Kendimizi yetersiz ve eksik gördüğümüz alanları ve bu duyguları bastırmak için kişinin üstünlük yeteneğini hangi alanda kullandığını gösterir.

APOLLON : Roma Mitolojisi’nde Apollo olarak geçer. Güneş’in enerjisini yansıtır üstelik sarışın ve çok yakışıklıdır. Bulunduğu yere ışık saçar ve eğlence getirir. Onun okları hem zehirler hem şifalandırır. Bolluğu ve çokluğu anlatır. Doğal hekimdir, iyileştirendir. Kehanetle ve eğitimle ilişkilidir. Onun tek amacı, herkesin aynı derecede mutlu ve pozitif yaşam enerjisiyle dolu olmasıdır. Bu yüzden çok uzaklara ok atar ve bunu yaymak ister. Sanatçı, edebiyatçı, ticaret, kahin, bilgelik ve profesörlükle de ilgilidir.

ADMETOS : Ölümü bile alt edip, yaşaması için ikna eden kral olarak Mitoloji’ye geçmiştir. Haritalarımızda onun bulunduğu yer ve bağlantıları bizim Satürn’e gerek kalmadan kendimizden inşa ettiğimiz hapishanemizi kendimize koyduğumuz engelleri, kendimize koyduğumuz yasakları anlatır. Admetos, direnmek ve ikna etmektir. Çakılıp kaldığımız duygu ve zihin engelimizdir. Derinliğinde çok büyük bir aşk ve adanmışlık yatar. Kendimizi kandırdığımız alanları gösterir. Admetos’umuzu çözdüğümüzde yaşamımızdaki engellerin de kalktığını görürüz.

VULCANUS : Ateşin ve yanardağların tanrısıdır o. İçimizdeki volkandır. Mitoloji’de Afrodite’nin çirkin ve aldatılan kocasıdır. Hayatta haksızlığa uğrayarak bozguna uğrayıp, sonra yeniden hayata tutunup ayağa kalktığımız yanımızdır. İçimizdeki survivor Vulcanus’tur. Her ne olursa olsun prensibi, ince ince işleyerek mücadele etmek ve hayatta kalarak başarı kazanmaktan geçmelidir.  Haritalarımızda Vulcanus Retro ise, kişinin yaşamla mücadele gücü zayıf olur, çabuk havlu atar ve kolay vazgeçer.

POSEİDON : Zeus’un kardeşi ve denizlerin tanrısıdır o. Neptün’ün gölgesiz çalışması gibidir. Süper Neptün denir ona Uranyen Astroloji’de. Ruh, fikir ve aydınlanma demektir. Yaşadığımız tüm olumsuzlukları bünyesine alarak onları suya dönüştürme halidir. Tüm olumsuzlukların akıp gitmesi gibi. Haritalarımızda Poseidon hangi gezegen ile etkileşimdeyse o gezegenin özelliklerini de aynen yansıtır. Aynalık eder bir nevi. “ Ne verirsen elinle o gelir seninle “ sözü Poseidon için uygundur. Yansıttığımız, aynalık ettiğimiz ve suyla dönüştürdüğümüz yerimizdir.

Yıllardır bize sunulan  adeta taş devri bilgilerinden sıyrılıp, Ortaçağ Astroloji’sinin sınırlı ve sabit alanından çıkarak,  Uranyen Astroloji’nin muhteşem ve büyüleyici bakış açısıyla tanışmanın vakti gelmedi mi ?

Uranyen Astrolog Olgu Ilgın